İlçelerimiz

BAYKAN

Tarihi Gelişimi 


Baykan İlçesi, 20.05.1938 tarih ve 3393 sayılı kanunla halen İlçe Merkezi’ne bağlı köy durumundaki Tütenocak’ta (Koh) kurulmuştur. 1949’da İlçe Merkezi, Diyarbakır-Bitlis devlet karayolu üzerinde bulunan tarihi bir geçmişe sahip olan “Havil Hanları” Mevkii’ne nakledilmiştir. Daha sonra İlçe’nin adı Baykan olarak değiştirilmiştir.

Coğrafi Durum 


İlçe Siirt İli’ne 47 Km. uzaklıktadır. Doğusunda Şirvan, batısında Kurtalan, Batman İli, Kozluk İlçesi, güneyinde Siirt, kuzeyinde Bitlis İli bulunmaktadır. 
İlçe’de karasal iklim hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıdır. İlçe Merkezi vadi içinde olup, etrafı yüksek tepelerle çevrilidir. Belli başlı dağları; kuzeyde Siirt-Bitlis sınırında Tandır Dağı (Kalems Dağı 2.710 M.), Atlı Tepe (Margelo Dağı 1.850 M.), Dilektepe Köyü kuzeyinde Soğantepe (Komit), kuzeydoğusunda Tosunlu Dağı (Kali 1.710 M.) ve Adakale Köyü’nün 7 Km. doğusundaki Dikmen Tepe (Kapik Dağı 1.664 M.)’dir.
İlçe’de irili ufaklı dereler bulunmaktadır. Belli başlı akarsuyu Bitlis’ten gelen ve İlçe Merkezi’nin içinden geçen çaydır. Bu çay aşağılarda Başur Çayı adını almaktadır.Bitki örtüsü olarak bozuk meşe ormanları geniş yer kaplar. Yeryüzü şekilleri bakımından dağlık ve engebelidir.

Ekonomik Durum


Genel olarak ilçe ekonomisi bahçe tarımı ve hayvancılığa dayanır. Nakliyecilik de önemli bir gelir kaynağıdır. İlçe arazisinin büyük kısmının dağlık ve engebeli olması nedeniyle hububat ekimi çok azdır. Ekimin yapıldığı yerlerde buğday, mercimek ve arpa üretilmektedir. Bunun yanısıra en küçük düzlük alanlarda bile verimli bir şekilde üretilen sebzeler (domates, patlıcan, soğan ve salatalık) civar il ve ilçelerde büyük pazar bulmaktadır. İlçe’nin bazı köylerinde tütün ekimi, fıstıkçılık ve arıcılık yapılmaktadır.

Kültür Durumu 


İlçe, kültür yönünden zengin bir varlığa sahiptir. İlçede Veysel Karani Hz. Türbesi, Şeyh Osman Hz. Türbesi, Dört Ulular Köprüsü ve Adak Kale gibi önemli tarihi zenginlikler bulunmaktadır.

Ulaşım Durumu


İlçe’nin, Diyarbakır-Bitlis-Van Karayolu üzerinde bulunması nedeniyle ulaşım sorunu bulunmamaktadır. İlçe’den İl Merkezi’ne ve çevre illere ulaşım karayolu ile sağlanmaktadır. İlçe’nin tüm komşu il ve ilçelerle asfalt yol bağlantısı bulunmaktadır. İl Merkezi’ne 47 Km., Bitlis İli’ne 50 Km. mesafededir. Ayrıca, Van, Bitlis, Ağrı, Muş gibi illerin toplu taşıma araçları her gün tarifeli olarak İlçe’nin Merkezi’nden geçmekte, mevcut terminal vasıtasıyla büyük illere seyahat yapılmaktadır.Bütün köy ve mezraların ilçe ile ulaşımlarını sağlayan asfalt ve stabilize yollar mevcuttur.


ERUH

Tarihi Gelişimi


Eruh’un kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Eruh M.Ö. 1000 yıllarından itibaren Urartu, daha sonra Med, Pers, Selçuk ve İslam İmparatorlukları hakimiyetinde kalmış olup, Yavuz Sultan Selim zamanında bölge ile birlikte Osmanlı topraklarına katılmıştır. Siirt İli’nin en eski ilçelerinden biri olduğu Hicri 1288, Miladi 1872 tarihli Diyarbekir Salnamesi’nde (yıllıkta) Siirt Sancağı’na bağlı 4 kaza arasında Eruh Kazasıda sayılmakta; Zilan, Dergül ve Pervari adlarında 3 nahiyenin bağlı olduğu, Hicri 1315, Miladi 1899 tarihli Bitlis Salnamesi’nde; Eruh’un Siirt Sancağı’na bağlı bir kaza olduğu Dergül, Lodi ve Fındık adlarında 3 nahiyesinin bulunduğu kaydedilmekte olup, her iki tarih arasında Pervari Nahiyesi’nin Eruh’tan ayrılarak ayrı bir ilçe haline geldiği anlaşılmaktadır.Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte il olan Siirt İli’ne bağlı ilçe statüsüne kavuşturulmuştur.

Coğrafi Durumu


Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 42o doğu boylamı, 38o kuzey enlemi üzerinde yer alan Eruh İlçesi doğusunda Şırnak, batısında Siirt, kuzeyinde Pervari, güneyinde Güçlükonak İlçeleri ile çevrilidir. İl Merkezi’ne 53 Km. uzaklıkta olup, rakımı 1.125 M.’dir.

Ekonomik Durum


Eruh, dört yanı dağlarla çevrili ve engebeli bir arazi üzerine kurulu bir ilçedir. Eruh’un böyle bir arazi üzerine kurulmuş olması tabi ki ekonomik yapısını belirleyici bir unsur olmuştur. Eruh halkının büyük çoğunluğunun küçükbaş hayvancılıkla uğraştığını söyleyebiliriz. Tarıma elverişli arazilerin az olması, bu arazide yapılan tarımın ancak evin ekmek ihtiyacını karşılayacak bir düzeyde olmasından dolayı, ticari bir gelir kaynağı olarak görülemez. Eruh’un küçükbaş hayvancılıktan sonra en büyük gelir kaynağı fıstık yetiştiriciliğidir. Bu arada küçük çapta üzüm bağları da halkın geçim kaynakları arasındadır.

 

Ulaşım


İlçe İl Merkezi’ne 54 Km. asfalt yolla bağlıdır. Köy yollarının standardı çok düşüktür. Özellikle kış aylarında ulaşım temel problem olmaktadır.

KURTALAN

Tarihi Gelişimi


1500 tarihlerinde Şerefhan Beyliği toprakları içinde bulunan Kurtalan İlçesi Osmanlı sınırları içine girdi.Kurtalan “Garzan” adıyla Siirt’in eski kazalarından biridir. Ancak yerleşim yeri birkaç defa değişmiş, 1938 yılında adının “Kurtalan”, yerinin de Mısrıç Köyü olarak değiştirilmesi bir kanunla kabul edilmiş, 1944 yılında tren yolu hattının Mısrıç Köyü’ne ulaşmasıyla İlçe Merkezi oraya taşınmıştır.
Doğusunda Siirt İli, batısında Beşiri, güneydoğusunda Eruh, güneybatısında Hasankeyf İlçeleri bulunmaktadır. İlçe’nin doğusunda Başur Çayı, batısında Garzan Çayı ve güneyinde Botan Çayı doğal olarak idari sınırları belirlemektedir. Toplam yüzölçümü 669.25 Km2’dir. Nüfus yoğunluğu Km2 başına 145 kişidir. İlçe’nin rakımı 670 M.’dir. Başur Çayı’nın İlçe sınırları içerisindeki uzunluğu 60 Km.’dir. Garzan Çayı’nın uzunluğu ise 100 Km.’dir. Reşan Çayı ile Garzan Çayı Çattepe Köyü yakınında birleşmektedir. Ekinli Köyü’nde DSİ tarafından Yayıklı Köyü’nde ise Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü tarafından yaptırılan birer sulama göleti bulunmaktadır.

Ekonomik Durum


İlçe’de ekonomi büyük ölçüde tarıma, dağlık bölgelerde ise hayvancılığa dayanmaktadır. Toprak Mahsulleri Ofisi Ajans Müdürlüğü 1952 yılından beri faaliyet göstermektedir. İlçe’de önemli sanayi kuruluşu olmakla birlikte 1984 yılında üretime başlayan çimento fabrikası bulunmaktadır.
İş ve çalışma hayatı son yıllardaki iki büyük kamu yatırımına (Çimento fabrikası ve Tekel Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü) rağmen yeterli canlılığa kavuşmamıştır. Bölgede çalışma hayatı daha çok tarım sektörü ile ilgili bir gelişme göstermektedir.
Tarımsal kredilerin artmasına paralel olarak suni gübre kullanımında da artış olmuştur. İlçe’nin bazı kesimlerinde küçük çapta hayvancılık yapılmaktadır. 
Tarım ürünlerine tahıl (buğday, arpa ve mercimek) ağırlıklı olup, pamukta kısmi bir artış gözlenmektedir. Çiftçi aileleri genellikle kendi ihtiyaçları, az miktarda da ticari amaçla süt hayvancılığı yapmaktadırlar. Ayrıca, küçük çapta besi hayvancılığı da yapılmaktadır.

Ulaşım 


İlçe mülki sınırları içinde yolu olmayan ve ulaşılamayan yerleşim birimi yoktur. 
İlçe Merkezi’nde Devlet Demiryolları birimi olarak Gar Şefliği bulunmaktadır.

Nüfus


2007  nüfus sayımına göre 55.076 kişilik nüfusuyla il toplam nüfusunun %18,90'ını barındırmaktadır.

PERVARİ

Tarihi Gelişimi 


İ.Ö. 550’lerde Persler sonra da Makedonyalılar’ca işgal edilen yöre İ.Ö. 306’da Selokid Krallığı sınırları içinde kaldı. İ.Ö. 129’da Partlar’ın eline geçen Pervari İ.S. 77’de Roma İmparatorluğuna katıldı. IV ve V. Yy.’larda Bizanslarla Sasanlılar arasında el değiştiren yöre 700’lerde Arap Etkinliği’ne girdi. 1243’te Moğollarca işgal edildi. 1514’te Osmanlı topraklarına katıldı.
Pervari Osmanlı İmparatorluğu zamanında, Tanzimat’tan sonra 1852 yılında Siirt Sancağının Eruh Kazası’na bağlı bir nahiye olarak mülki taksimatta yer almıştır. Cumhuriyetten önce ilçe olduğu bilinmekte ise de, ilçe oluş tarihi kesinlikle saptanamamıştır.

Coğrafi Durum


Pervari İlçesi Siirt İli’nin kuzeydoğusunda yer almaktadır. Kuzeyini Hizan ve Bahçesaray İlçeleri, doğusunu Çatak ve Beytüşşebap İlçeleri, güneyini Şırnak İli ve Eruh İlçesi, batısını ise Aydınlar ve Şirvan İlçeleri çevrelemektedir. Alanı 1.459 Km2’dir. 
İlçe son derece dağlık olup, sarp ve derin vadilerle birbirinden ayrılmış kompartımanlar halindedir. Vadilerin ayırdığı bölümlerde çeşitli yükseltilerde ova, plato ve dağlara rastlanır. İlçe Merkezi’nin denizden yüksekliği 1.380 M.’dir. 
En önemli dağları Yazlıca (2.953 M.) ve Körkandil (2.759 M.) Dağları’dır. Yazlıca büyük bir dağ silsileleri olup, üzerindeki en yüksek mevkiler Nartepe ve Kumras Tepeleri’dir.
İlçe’nin en önemli akarsuları doğu-batı yönünde akan Botan Çayı ve Müküs Çayı’dır. Bunlar Güleçler Köyü yakınlarında birleşirler. Yazlıca Dağı eteklerinden çıkan Kilis Çayı yine doğu-batı yönünde akarak Botan Çayı ile birleşir. Bunların dışında Çemikarı, Masiri, Sinebel Deresi, Zere ve Bakirma Dereleri sürekli su taşıyan önemli derelerdir. 
En önemli göller; yazın bataklığa dönüşen Zervin ve Zirin Gölleri’dir.

Ekonomik Durum


Pervari’de ekonomik yaşam geçmişten beri ziraat ve hayvancılığa dayalıdır. Hıristiyan azınlıklar zamanında devrine göre hayli ileri olan ziraat ve zirai el sanatları onların ayrılmasıyla bir süre geri kalmış ancak Cumhuriyet Dönemi özellikle 1971 yılında açılmaya başlanan Siirt-Pervari karayolu bağlantısından sonra giderek gelişme göstermiştir. Eskiden yalnızca ailesel ihtiyaçların karşılanması için kapalı bir değişim ekonomisi şeklinde yürütülen ziraat ve hayvancılık bugün gittikçe daha fazla miktarda ticarete yönelmektedir. 
1.459 Km2’lik ilçe alanının %20’i ekilebilir arazi olup, %80’orman, mera (47 Ha.) ve dağlık-taşlık arazidir.
Ziraat genellikle iklim ve su durumunun daha elverişli olduğu Botan Vadisi köyleri’nde bağ-bahçe ziraatı şeklinde yürütülmektedir. Hububat üretimi önemsiz miktarda olup, buğday, arpa, yonca, korunga gibi geleneksel tarım mallarının üretimi yapılmaktadır. 
Pervari’de arıcılık yaygındır. Üretim yerli karakovan peteklerde yapılmaktadır. Kış şartlarının uzun ve ağır olması nedeniyle arıları iklimin daha uygun olduğu illere taşımak kışın sorun olduğundan fenni kovan ve peteklere fazla rağbet edilmemektedir. Pervari Balı Türkiye genelinde ünlü, aranan bir baldır. Yıllık üretim 50-70 Ton arasında değişmektedir. Bıttım ağacının genel merkezlerinden biri olan Pervari’de çok sayıda bıttım ağacı bulunmaktadır. Son yıllarda ziraat mühendisliğince bu ağaçlara Antep Fıstığı aşılama çalışmaları yürütülmekte olup, bu çalışmalar halk tarafından da son derece benimsenmektedir. Gelecekte ilçe ekonomisinin temel ürünü ve geçim kaynağı haline dönüşebilecek bir potansiyel ve çalışma mevcuttur. Bıttım ağacı sayısı İlçe Merkezi’nde ve köylerinde 130.000 civarındadır. 

Normal balla kıyaslama yaptığımızda Pervari Balı’ndaki nem oranı %13 iken, normal balda %17,22’dir. Asitlik oranı ise Pervari Balı’nda 11,5 (Meg/kg) iken, normal balda bu oran çok daha düşüktür. İşte bu kriterlerle diğer ballardan çok farklıdır.

Ulaşım 


Pervari Karayolu bağlantısı olarak yalnızca Siirt İl Merkezi’ne 1971 yılından beri 96 Km.’lik bir yolla bağlıdır. Kış aylarında yoğun kar yağışı nedeniyle zaman zaman kısa süreli de olsa ulaşıma aksamaktadır. 
Aynı zamanda ilçe Van İl Merkezi’ne 150 Km. mesafede olup, toplam olarak Siirt-Pervari-Çatak-Van güzergahı 246 Km.’dir. Bu yolun tamamı asfalttır.

ŞİRVAN

Tarihi Gelişimi 


İ.S. 77’de Roma Etkinliğine giren Şirvan, 395’ten sonra Bizans, 572’de Sasani Devleti sınırları içinde yer aldı. 700’lerde Arapların eline geçti. Yöre 1100’lerde Artuklu, 1243’te Moğol egemenliğine girdikten sonra 1514’te Osmanlı topraklarına katıldı.İlçe Cumhuriyet’ten önce İmparatorluk idaresinde Siirt Sancağı’na bağlı en eski yerleşim birimlerinden biridir. 1871 tarihli Diyarbekir Salnamesi’nde Siirt Sancağı’na bağlı dört kaza arasında Şirvan Kazası’da sayılmaktadır. Daha önceleri Küfre Beyliği, Şirvan’da uzun süre egemenliğini sürdürmüştür. Şirvan’da “Küfre” diye anılan mahallenin adı o zamandan kalmıştır. 1871 yılında Şirvan, Siirt vilayet olmadan önce Bitlis İli’ne bağlı bir bucaktı.

Coğrafi Konumu


Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Siirt sınırları içerisinde yer alan Şirvan, İl’in hemen kuzeyindedir. İlçe’nin doğusunda Pervari İlçesi, batısında Baykan İlçesi, kuzeyinde Bitlis İli, doğusunda Hizan İlçesi, güneyinde Siirt İli vardır. 1.034 Km2 yüzölçümü olup, 55 köyü vardır. Şirvan engebeli arazisi fazla olan ilçelerden biridir.
Şirvan’ın başlıca dağları; kuzeyinde Hasteri Dağı, kuzeydoğusunda Bardak Dağı, Siser Tepesi ve Bacavan Dağı, güneyinde Kaş Dağı bulunmaktadır. İlçe’nin iklimi kara iklimidir. Kışları soğuk olup, yazları sıcaktır. Sonbahar ve kış mevsimleri yağışlı geçmektedir.

Ekonomik Durum 


İlçe’nin geçiminde ve halkın kalkınmasında hakim unsur hayvancılıktır. Bunun yanında ceviz, fıstık, nar ve çeltik zirai üretimin başta gelen ürünleridir. Ekonomik hayat 1965 yılından itibaren devamlı bir gelişme içerisindedir. 100 Ha. kadar ekimi yapılmakta olan çeltik üretimi başta gelen geçim kaynağı olup, bunun yanında hayvancılık ile İlçe Merkezi’nde bulunan tuz ocakları da ilçe için önemli gelir kaynaklarıdır. Maden Köyü’nde bulunan bakır madenleri işletmeye hazır beklemektedir. Madenin görünür rezervi 27.000.000 Ton’dur. Halk’ın diğer geçim kaynağı olan hayvancılık geçen yıllara oranla çok düşmüştür. Son zamanlarda kaymakamlıkça halka dağıtılan arı kovanları ile arıcılık yöre halkı için bir geçim kaynağı olmuştur. Seracılık ve alabalık tesisleri yeni yeni kurulmakta olup, halkı üretkenliğe teşvik etmekte ve yeni geçim kaynağı olarak görülmektedir.

TİLLO

Tarihi Gelişimi  


 Tillo  İlçesi 3647 sayılı kanunla 18 Mayıs 1990 tarihinde ilçe olmuştur. Tillo’nun Süryanice manası “Yüksek Ruhlar” ‘dır. 1514’te Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi sonunda Osmanlı egemenliğine geçen İlçe, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Siirt İli’ne bağlı bir bucaktı. Tillo Daha sonra ilçe olmuştur. İlçe’de İsmail Fakirullah Hz. ve İbrahim Hakkı Hz. gibi ilim adamları ve mutasavvıfların yaşamış olması İlçe’yi kültür açısından önemli kılmaktadır.

Coğrafi Durumu 


İlçe, 42. boylam ve 38. enlem dereceleri arasında, Siirt’e 7 Km. uzaklıktadır. Doğusunda Pervari, kuzeydoğusunda Şirvan, batısında Siirt İli ile çevrilidir.İlçe’nin iklimi karasal iklim olup, yazları kurak ve sıcak, kışları soğuk ve yağışlıdır. İlçe’nin etrafı hafif engebeli dağlarla çevrilidir. Doğu tarafından kıvrımlı olarak Botan Çayı geçmektedir. 
Yeryüzü şekilleri bakımından engebelidir. Toprağı kireçli olup, tarıma elverişli arazisi azdır. Bitki örtüsü olarak bozkırlarla kaplıdır. Bodur ve çalılık ağaçlıkları çoktur. Orman bakımından zengin olmayıp, yer yer meşe, fıstık, bıttım, armut, badem ağaçları ile çok sayıda üzüm bağlarına rastlanmaktadır. İlçe su yönünden zengin olmadığı halde eski sarnıç ve kuyuları bolcadır. Ancak kuyu ve sarnıç suları kireçli ve tuzlu olmalarından ötürü pek kullanılmamaktadır. İlçe’nin ovası ve platosu yoktur.

Ekonomik Durum 


Genel olarak ilçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmakla beraber, oldukça zayıftır. İlçe Merkezi’nde birkaç market ve çayhaneden başka bir işyeri yoktur.İlçe’de büyük oranda göç yaşanmıştır ve bu göç devam etmektedir. Siirt İli’ne çok yakın olması da İlçe’nin gelişmesi bakımından bir dezavantajdır.İlçe halkı geçimini genelde tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Arazi durumuna göre fıstık, üzüm ve bıttım yetiştirilmektedir.İlçe’de arıcılıkla iştigal eden kişiler olmakla birlikte arı kovanı sayısı oldukça azdır.
İlçe turizm açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Özellikle İsmail Fakirullah Hz. ve İbrahim Hakkı Hz.’leri gibi yurt ve dünya çapında adını duyurmuş ünlü simaların türbelerinin ziyaretçileri pek çoktur.

Fıstıkçılık


Fıstık, Güneydoğu Anadolu’nun tarımsal zenginliklerinden biridir. Siirt Fıstığı yetiştiriciliği Tillo İlçesi’nde yoğun olup, Antep Fıstığı’ndan daha iri yapılıdır. Bu yönüyle meşhur Antep ve İran Fıstığı ile rekabet edecek güçtedir. Fıstık, kuraklığa dayanıklı ve çok fazla bakım gerektirmeyen bir ağaç olduğu için üretimi çok rağbet görmüştür. Fıstık, yörede “Bıttım” denen yabani fıstık ağaçlarının aşılanması ya da fidanlıklarda yetiştirilen fidelerin (çöğür) dikimi ile üretilir. Siirt’teki fıstık bahçeleri Tillo’da yoğunlaşmıştır. Bu yörede üretilen fıstık ülke geneline pazarlanmaktadır.

Kültür Durumu


Bir toplumun manevi varlığını ve düşünce birliğini meydana getiren fikir ve sanat eserlerinin ve ananelerinin bütünü olan kültür, İlçe’de yaşayan vatandaşlarda kendine özgü bir yapı arz etmektedir. Bölgede egemen olmuş medeniyetlerin geleneği, örfü, güzel sanatları ile bu kültüre etki ettiğini ve özünü, dini dünya görüşünü teşkil ettiğini görüyoruz.İlçe’nin eğitim ve kültür yönüyle zengin bir tarihi vardır. İlçe türbe ve ziyaret yerlerinin çok oluşu sebebiyle yöre halkının ve diğer bölgelerden gelen ziyaretçilerin akınına uğramaktadır. İlçe’de ayrıca, İsmail Fakirullah Hz. ve İbrahim Hakkı Hz.’ne ait eserlerle, kullandıkları eşyaların sergilendiği özel bir müze bulunmaktadır.
Tillo’da medfun İbrahim Hakkı Hz. Hocası İsmail Fakirullah Hz.’nden “Marifetname” adlı eserinde şöyle söz eder: “Şeyhim İsmail Fakirullah Hz.’nin Atası Mevlana Molla Ali Hz., Cizre’de (Şırnak’ın İlçesi) alimlerin reisi iken Miladi 1504 tarihinde zalimlerin zulmünden göç ederek, bütün binaları kireçten güzel, Siirt Kasabası’nın doğusunda iki saat mesafede, yüksek bir yerde bulunan, havası güzel, bağları ve ağaçları bol, 200 evi, birkaç dükkanı, bir hanı, bir hamamı, üç mescit ve bir Cuma camisi bulunan Tillo adlı köyü vatan edinerek, bu camide imam-hatip ve müderris olmuştur. Bu görevi daha sonra Molla Ali Hz.’nin soyundan gelen İsmail Fakirullah Hz. sürdürmüştür.”


Doç.Dr ŞERİF DEMİR
Güncelleme : 28.11.2017 10:30:28